Sunucu Disklerinin Türünü Bulmak

Bu makalede sunucumuzda bulunan disk ünitelerinin hangi tür olduğunu aşağıda PowerShell ekranından ilgili Script’le öğrenebiliriz.

Windows arama yerine Windows PowerShell yazılır ve yönetici olarak çalıştırılır.

PowerShell mavi ekranında aşağıdaki komut çalıştırılarak disklerin durumu öğrenilmiş olunur.

Get-PhysicalDisk | Select-Object DeviceID,MediaType,Bustype

Burada “Get-PhysicalDisk” komutu kullanılmış ve disklere ait bilgileri listeleyen bir tablo görüntülenmiş. 

Tabloda şu bilgiler yer alıyor: 

  • DeviceID: Cihaz kimlik numarası.
  • MediaType: Disk türü, burada SSD (Solid State Drive) belirtilmiş. 
  • BusType: Diskin bağlı olduğu veri yolu türü, burada Fibre Channel (FC) kullanılmış, bu da genellikle yüksek performanslı veri aktarımı için kullanılır. 

Bu tabloda DeviceID 0 olan disk için MediaType “Unspecified” olarak belirtilmiş ve bu diskin BusType RAID olarak görünüyor. Bu, o diskin RAID yapısında olduğunu veya belirli bir depolama türünün tanımlanmadığını gösteriyor.

Get-PhysicalDisk | Select-Object DeviceID,MediaType,Bustype,FriendlyName

İkinci komut:

Get-Disk | Select-Object Number, FriendlyName, SerialNumber, BusType, Size, PartitionStyle

Sunucu üzerinde disk management bölümünden hangi diskimizin hangi marka ve modelde öğrenilmesi isteniyorsa aşağıdaki resimde ilgili bölümler tıklanarak öğrenilebilir.

Teknolojisine Göre Disk Türleri:

HDD (Hard Disk Drive), en eski sabit disk teknolojilerinden biridir. Bir HDD, manyetik bir tabana veri yazarak ve okuyarak çalışır. HDD’ler, yüksek kapasiteleri ve düşük maliyetleri nedeniyle hala birçok kullanıcının tercih ettiği bir seçenektir.

Gramofon gibi çalışır.

  • Artısı: Terabayt başına maliyet hala çok düşük. Arşivleme (video, fotoğraf yedekleme) için rakipsiz.
  • Eksisi: Mekanik olduğu için sarsıntıya gelmez, gürültülüdür ve modern işletim sistemleri için artık çok yavaştır.

SSD (Solid State Drive), manyetik bir disk kullanmak yerine NAND flash bellek kullanarak veri depolayan bir sabit disk türüdür. SSD’ler, HDD’lere göre çok daha hızlı ve daha az enerji tüketirler.

SSD’lerin en önemli avantajlarından biri, daha yüksek performans sağlamasıdır. Bir SSD’nin okuma hızları 550 MB/sn’ye kadar çıkabilirken, bir HDD’nin okuma hızı sınırlıdır. Ayrıca, SSD’ler hareketli parça içermediği için daha dayanıklı ve güvenilirdir.

NAND flash belleklerden oluşur. Yazdığın 550 MB/sn sınırı, SATA 3 veri yolunun fiziksel limitidir.

  • Farkı: Hareketli parça olmadığı için bozulma riski düşüktür. Bilgisayarın açılış hızını HDD’ye göre 5-10 kat artırabilir.

SSHD (Solid State Hybrid Drive), hem HDD hem de SSD teknolojilerini bir arada barındıran bir sabit disk türüdür. SSHD’ler, yüksek kapasite ile yüksek performansı bir arada sunarlar. SSHD’lerin çalışma prensibi, HDD’nin manyetik diskine veri yazdığı ve okuduğu sırada, SSD’nin dahili önbelleğinde en çok kullanılan verileri depolamasıdır. Bu sayede, daha sık kullanılan veriler çok daha hızlı erişilebilir hale gelir.

Bu teknoloji aslında biraz tarihin tozlu raflarına kalkmaya başladı. Eskiden SSD’ler çok pahalıyken “biraz SSD hızı, çokça HDD kapasitesi” mantığıyla mantıklıydı.

  • Gerçeklik: Günümüzde SSD fiyatları düştüğü için artık pek üretilmiyor veya tercih edilmiyor. Çünkü 8GB-16GB gibi küçük bir önbellek, günümüzün devasa oyunları ve yazılımları için yetersiz kalıyor.

NVMe SSD (Non-Volatile Memory Express):SSD’lerin PC’Ie arabirimini kullanan ultra hızlı versiyonu. Özellikle sunucularda ve yüksek performanslı sistemlerde tercih edilir.

NVMe aslında bir disk türünden ziyade bir iletişim protokolüdür. Eski SSD’ler (SATA), HDD’ler için tasarlanmış yavaş yolları kullanırken; NVMe, veriyi doğrudan işlemciye bağlanan PCIe (Peripheral Component Interconnect Express) şeritleri üzerinden taşır.

Standart bir SATA SSD en fazla 550 MB/sn hıza ulaşabilirken, güncel bir NVMe SSD (Gen4 veya Gen5) 3.500 MB/sn ile 12.000 MB/sn arasına çıkabilir. Yani SATA SSD’den bile yaklaşık 20 kat daha hızlı olabilir.

NVMe’nin en büyük sırrı düşük gecikmesidir. Komutları çok daha hızlı işler, bu da bilgisayarın “anlık” tepki vermesini sağlar.

NVMe, SSD teknolojisinin “otoyol” versiyonudur. Eğer bütçe uygunsa, günümüzde yeni bir sistem toplarken HDD veya standart SATA SSD yerine mutlaka bir NVMe M.2 SSD tercih edilmelidir.

ÖzellikHDDSATA SSDNVMe SSD
HızYavaş (100-150 MB/s)Orta (550 MB/s)Çok Hızlı (3.500 – 12.000+ MB/s)
DayanıklılıkDüşük (Mekanik)Yüksek (Elektronik)Yüksek (Elektronik)
FiyatEn Ucuz (Kapasite başına)OrtaEn Pahalı
En İyi KullanımArşiv, YedeklemeEski PC’leri canlandırmaOyun, Video Kurgu, Modern Sistemler

Bağlantı Arayüzüne Göre Disk Türleri

Bilgisayar donanımlarında, hard disklerin bağlantı türleri oldukça önemlidir. SATA, SAS ve NVMe gibi farklı bağlantı türleri, sabit disklerin hızını, performansını ve kapasitesini belirleyen temel faktörler arasındadır. 

SATA(Serial Advanced Technology Attachment) bağlantı türü en yaygın kullanılan bağlantı türüdür. Düşük maliyetli ve kolay kurulum avantajına sahip olan SATA, genellikle masaüstü bilgisayarlarda tercih edilir. Hem HDD hem SSD’lerde yaygın. Ucuz ama daha yavaş.

Hem bir kablo/konnektör adı, hem de bir iletişim dilidir.

  • Bilgisayar dünyasının “eski ama güvenilir otoyolu” gibidir.
  • Fiziksel mi:Evet, anakarttan diske giden o ince L uçlu kabloyu hepimiz biliriz.
  • Durumu: HDD’ler ve standart SSD’ler bu yolu kullanır. Maksimum hızı (SATA 3) 600 MB/sn civarındadır. Daha hızlı gidemez çünkü “yolun genişliği” buna izin vermez.

SAS(Serial Attached SCSI) bağlantı türü, daha hızlı veri aktarım hızlarına sahiptir ve daha yüksek kapasitelerde çalışabilir. Genellikle sunucu sistemlerinde kullanılır. SAS bağlantılı sabit diskler, SATA’ya göre daha büyük kapasitelere sahip olabilir ve aynı anda daha fazla aygıt desteği sağlayabilir.

SAS hem bir bağlantı türüdür (arayüz) hem de bu bağlantıyı kullanan disklerin genel adıdır.

SAS bağlantı türü, daha yüksek bir veri transfer hızına sahiptir. 12 Gbps gibi yüksek hız seviyelerinde çalışabilen SAS diskler, özellikle sunucu sistemlerinde performans gereksinimlerini karşılamak için tercih edilir. Ayrıca, SAS bağlantı türü, RAID (Redundant Array of Independent Disks) konfigürasyonlarında kullanılabilecek daha fazla seçenek sunar. Bu, verilerin güvenliğini önemseyen şirketler için önemli bir faktördür.

SATA’nın “profesyonel ve kaslı” abisidir.

  • Genellikle sunucularda (server) kullanılan, çok daha dayanıklı ve akıllı bir bağlantı türüdür.
  • SAS diskler çift kanallıdır. Yani aynı anda hem veri alıp hem veri gönderebilirler (SATA bunu sırayla yapar). Ayrıca SAS kabloları çok daha uzun (10 metreye kadar) olabilir.
  • Evet, arka planda SCSI denilen çok gelişmiş bir komut setini (yazılımsal dil) kullanır.

NVMe(Non-Volatile Memory Express) bağlantı türü ise son zamanların en popüler sabit disk bağlantı türüdür. PCIe arabirimini kullanan NVMe, geleneksel hard disklerden çok daha hızlı bir veri aktarım hızına sahiptir ve genellikle yüksek performans gerektiren uygulamalarda kullanılır.

NVMe bağlantı türünün en önemli avantajlarından biri, geleneksel SATA ve SAS bağlantı türlerine göre çok daha yüksek bir veri transfer hızı sunmasıdır. NVMe disklerin okuma hızları 3 GB/sn’ye kadar çıkabilirken, SATA disklerin okuma hızları 600 MB/sn’yi geçmez. Ayrıca, NVMe disklerin düşük gecikme süreleri vardır. Bu, işlemlerin daha hızlı gerçekleşmesini sağlar ve özellikle yüksek performans gerektiren uygulamalarda büyük bir avantajdır.

NVMe bir kablo değildir, bir yazılımsal protokoldür (dildir).

  • Verinin işlemciye en kısa yoldan, trafik ışıklarına takılmadan gitmesini sağlayan bir “yazılım dili”dir.
  • NVMe diskler genellikle PCIe (Ekran kartlarının da takıldığı süper hızlı yol) üzerinden haberleşir.
  • Genellikle M.2 dediğimiz, anakarta doğrudan takılan küçük kart şeklindeki yuvalardır.

Bununla birlikte, NVMe disklerin dezavantajları da mevcuttur. Yüksek fiyatları, SATA ve SAS disklerden daha pahalı olmalarına neden olur. Ayrıca, NVMe disklerin kapasite sınırlaması bulunmaktadır.

NAS, ağa bağlanarak veri depolama ve paylaşım hizmeti sunan cihaz demektir. İçinde birden fazla disk barındırabilir. Bilgisayarlardan, sunuculardan ya da mobil cihazlardan dosya paylaşımı, yedekleme, video/medya sunumu, veri senkronizasyonu gibi işler için kullanılır. NAS içinde kullanılan diskler genellikle özel olarak üretilmiş dayanıklı disklerdir.

NAS (Network Attached Storage) Nedir?

  • Ağa bağlı depolama cihazı
  • Kendi işletim sistemi olan “mini sunucu”
  • Birden fazla diski aynı anda kullanabilir

NAS vs Normal Disk:

NAS CihazıNormal Disk
Ağ üzerinden erişimDoğrudan bilgisayara bağlı
Çoklu kullanıcıTek kullanıcı
RAID desteğiGenellikle tek disk
Kendi işletim sistemi varSadece depolama

Not: Alwayson yapılarında storage tarafında farklı marka disk ünitelerinin görünmesi ilgili markala ilgili herhangi bir sıkıntı anında ilgili disk ünitesinin tümden gitmesine sebebiyet verir. Bu sebepten iki sunucu üzerinde aynı disk markasının gitmesine gerek olacak.

Genel Bilgi Notu: Bir Windows sunucusu üzerinde 15-20 arası disk (Volume) sayısı ideal sınırdır. Bunun üzerindeki rakamlar (örneğin 25-30+ disk) sistemde “yönetimsel kirlilik” ve performans darboğazları yaratmaya başlar. Windows’ta kullanabileceğiniz sadece 26 harf vardır. A ve B genellikle rezerve edilir, C işletim sistemidir. Elinizde 23 harf kalır. Eğer 20 diski geçerseniz, harf yetmediği için Mount Point (klasör içine disk bağlama) kullanmak zorunda kalırsınız ki bu da yönetimi ve izlemeyi (monitoring) zorlaştırır. Windows açılırken veya bir disk değişikliği yapıldığında VDS(Virtual Disk Service) tüm diskleri tarar. Disk sayısı 20-30’u aştığında sunucunun açılış süresi uzayabilir veya disk yönetim konsolu (diskmgmt.msc) çok yavaş tepki vermeye başlar. 30 tane diski olan bir sunucuda hangi diskin dolduğunu takip etmek, yedekleme (VSS snapshot) sürelerini yönetmek ve performans metriklerini (latency) analiz etmek bir kabusa dönüşür.

Bu makalede Sunucu üzerinde bulunan disk türlerini ele almış olduk. Başka makalede görüşmek dileğiyle.

“Ey İnananlar! Sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır bulunun, Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilesiniz.” Âl-i İmran-200

Author: Yunus YÜCEL

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir